yine kimse duymasın istediğim laflar dönüyor ağzımda. ucu ucuna denk getirebildiğim bir hayatı yaşıyorum, zorlana zorlaya, ittire kaktıra.. bu ara elim kaleme öyle sık düşüyor ki, dizlerimin kanamasına anlam veremezsin, zaten dizimden bacağımdan yukarı, elime parmağıma bulaştı marazım. yorgunluğum terk etmedi bunca hayat boyunca bi. soruyorum hayat, ne olur benden? uzak dur ne olur benden desem, bi cinayete mi mahal olsun sayfalarım? siyaha boyanır, kurşuna bulanırdı hep maviye hasret yazdıklarım... kana karışacak, sana sataşacak, savaş çıkaracak gibiler bu ara oysa.
bana bakınca bir kadın görüyorlar, vuruk kırık buruk yanık kadın... kafiyelerim çoğaldıkça karışsın kafan. laf ebesi bir zibidi büyücüyüm ben, zihnine gün be gün tesir eden. senin için hesaplarım hesaplamaya da; hesaplarım kitaplarım, çevirilecek dolaplarım, üç kağıtlarım, yaprak dönerim... yaprak da dökerim.. en çok da döker saçar, içemez ama sıçar, mahvederim ya bildiğin gibi değil. arabesk ingilizce bir halim var, en trajikomiğinden. öleceğim kederimden ama sırıtıyorum da bi yandan.sağdan soldan bi laflar duyarsın benle ilgili, inanamazsın! yahu allahsız, sen benle yemiş içmiş, az çok tanımış adamsın, nasıl bir alıksın da asılsız astarsız saçma sapan laflara kanasın? neyse beni boş ver de ben zordayım. azer bülbül titrekliği, nöbetlerime denk bu ara. ağzım kusmaya aşina oldu iyi mi?
yazamıyorum neden biliyor musun? çok yüksek sesli müzikler açıyorum, en çetrefilli konuşmaların arasında yazacağım diye uğraşıyorum. düşünemeyen beynim daha da düşünemiyor. öyle kolay kopuyorum ki bağlamdan, öyle adapte olamıyorum ki kendime; ben kimim be!
daha yazamayacağım, gönül yazayım istiyor da ayağıma kramp giriyor. ben geride kalan olmaya alışkınım, yine geride kalan olurum. siz gidin ben bu savaş meydanı atmosferlerine müptelayım, ya da alık çocuk bir velet işte.. ne dersen de
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
iyi düşün