20 Aralık 2015 Pazar

pembe resimler

güzel görünsün diye pembeye boyardım eskiden bazı resimleri, bu eski bir arkadaşımla alakalıydı. o pembeyi severdi ben pembe hayalleri belki. taktığı maskelerin altında herkesin vardır türlü türlü huyu, benimki hayalperestlik değildi belki ama yine de bazen düşülüyor bu yenilgiye. kim ne derse desin tatlı şey sonu güzel devam eden düşünceler. özellikle güzel biten demedim sevmem ben bitmeleri. neyse ne diyordum , hah eski pembe resimlerdi bahsettiğim. ta fii tarihinde unutulmuş konuları deşip sandık lekesi olmuş eskilere bakarsın ya bazen, artık sana yabancı olmuş insanlar, canını acıtmayan olaylar yada artık güldürmeyen eski anılarla dolu bir masada kendine ait bir geçmişe yabancı olduğunu ve belki de hakim olduğunu sandığın olayların sana hakim olduğunu fark ettiğin bir aydınlanma döndürür başını. pembeye boyadığım bir kaç resme bakarken değil de, boyamadığım onca resme bakarken aklımdan geçti tüm bunlar.
pembe resimlere dönecek olursak, mesela; artık, geçmişte bırakabildiğim ve yeni insanlarla çektirdiği yeni resimlere bakma ihtiyacı hissetmediğim ve bir anlamda bakacak olsam bundan utanacağım bir adamla çekildiğim pembe resme  baktım.tamam hayli zamandır görmediğim ve gittikçe benden yiten huyunu suyunu unuttuğum biriydi ama o pembe resimle beraber yeniden canlanabiliyor bazen bazı şeyler bunca zaman sonra. saatlerce  o resme bakıp sigara dumanının altında kahve içmek istedim ilk anda, sonra sigarayı benim içmediğim geldi aklıma. işte böyle, son kullanma tarihi geçmiş hadiselerin tekerrürü halinde saçmalama oranı yüksek oluyor. miadını doldurmuş olayları hatırlamanın yan etkisidir belki de bu. neyse kahve içme isteğim geçtikten sonraki zamanda da geçmişimizi düşündüm biraz. ve ardından bu resmin kapanışını eski bir anıyı hatırlayarak yaptım: sınıfta içinde bulunduğumuz etkinliğe dair fotoğraflara bakılırken sıra benimkilere geldiğinde en üstte bulunan pembeye boyanmış bu resimle insanları şaşırtmış ve haliyle fotoğraftaki arkadaşlarıyla ne tür bir ilişkim olduğunu merak ettirtmiştim. resim bende bazı eskileri uyandırmış olsa da kafamda oluşan bu etkinin çok sürmeyeceğini de biliyorum. yeni resimlerinde yeni insanlarla kurulmuş bir hayatı yaşayan birinin resminde gözlemci olarak da olsa uzun süreli bir yer bulunamayacağını bilecek kadar cümle kurdurmuşluğu var bana hayatın. neyse efendim  bu resmin ardından gelen pembe resimse hala görüştüğüm ve hatta kimseyle konuşmadıklarımı konuştuğum biri olmasına rağmen aramızda belli bir yakınlığın bulunmadığı biriydi. tuhaf bir ilişkimizin olduğunu söylemek pek de tahmin edilemeyecek bir şey değil çünkü birbirimizin umurunda bile değilken ; birbirimizin, kimsenin hakkında konuşmak istemeyeceği tuhaf hesaplarını tutuyoruz.bu resim ilkinin aksine beni gülümsetmeyi becerse de çabuk geçiyorum. ilk resmin aksine daha birlikte çok resim çekilebileceğimiz hissi uyandırıyor bende bu bey ama pembeye ne kadar bulanırız onu bilmem. tuhaf gerçekten hayat dedikleri: sen ki resimlerimi pembeye boyatan adamsın! ve ben tutup pembe resimlerde var olacak zamanları  geçtin iması yapıyorum sana, yazıklar olsun bana! tabi tabii yazıklar olsun vurun abalıya. neyse ki hiç bir zaman dört dörtlük iş yaptığımı ima etmedim, evet tamda düşünebileceğiniz gibi işlerin içine etmede, alengirli iş çevirmede, ortalığı toz duman etmede iyiyim. ne zaman mı düzelirim, ortalık bir süt liman olsun da (!) bakılır hal çaresine.  ikinci resimdeki arkadaşın da kulaklarını inceden çınlattıktan sonra gelelim son resme. bu arada pembe resimlerin ortak bir özelliğini fark ettim yıllar sonra: hepsinde iki kişi var ve biri kız biri erkek, başka zaman olsa bunla da iyi dalga geçerdim de bu gece on ikiyi vurmadan ölümcül müzikler dinlemeye gark eden sanrılarım var. hoş, böyle sıkıntılarım bulunmasa bu saatte yazıyor olmazdım. neyse efendim son resimde de birbirleriyle alakaları kalmamış ama bir türlü kopamamış iki arkadaşım vardı. farklı dünyaları aynı renge boyamaya kalkmama, bir gören olsa tonla laf eder etmesine de ben yapacağımı yapmamla tanınırken adımın hakkını vermekten vazgeçmem yine de. her insan hata yapar benim hatam o resmi çekmem onlarınki beraber resim çekilmeleri sonra bir daha yan yana düşmemeleri, ardından ara  ara görüşmeleri ve şu an yine resim çekilmemeleri...  cezayı çeken mi ? bu sayfanın yazımı için toplanan illegal cemaatin her biri. peki ne mi ceza? herkes için ayrı ayrı aynı şeyi düşünmüş olmaları ne müstesna: çeşit çeşit tek kalıp maskeye sarılı suratlar ve indirimden alınmış üstlerimize büyük gelecek zırhlar içinde kuklaların arasında cehennem kalabalığı arasında yapayalnız boğulmamak için çırpınmak.bunlar hep havalardan, salgından geçilmiyor ortalık diyeceğim sen de hak vereceksin. bak ne kolay , ısmarlama hayatlarda üstlerine yıkılan gökyüzüyle cebelleşen insanların nefes alış verişleri kadar kolay. başka resimlere bakmadan kapattım en sonunda eski defterleri. değil resim boyamak, boyalı resimler de harcım değil bu günkü tecrübemden sonra. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

iyi düşün