güzel görünsün diye pembeye boyardım eskiden bazı resimleri,
bu eski bir arkadaşımla alakalıydı. o pembeyi severdi ben pembe hayalleri
belki. taktığı maskelerin altında herkesin vardır türlü türlü huyu, benimki
hayalperestlik değildi belki ama yine de bazen düşülüyor bu yenilgiye. kim ne
derse desin tatlı şey sonu güzel devam eden düşünceler. özellikle güzel biten
demedim sevmem ben bitmeleri. neyse ne diyordum , hah eski pembe resimlerdi
bahsettiğim. ta fii tarihinde unutulmuş konuları deşip sandık lekesi olmuş
eskilere bakarsın ya bazen, artık sana yabancı olmuş insanlar, canını acıtmayan
olaylar yada artık güldürmeyen eski anılarla dolu bir masada kendine ait bir
geçmişe yabancı olduğunu ve belki de hakim olduğunu sandığın olayların sana
hakim olduğunu fark ettiğin bir aydınlanma döndürür başını. pembeye boyadığım
bir kaç resme bakarken değil de, boyamadığım onca resme bakarken aklımdan geçti
tüm bunlar.
pembe resimlere dönecek olursak, mesela; artık, geçmişte bırakabildiğim ve yeni insanlarla
çektirdiği yeni resimlere bakma ihtiyacı hissetmediğim ve bir anlamda bakacak
olsam bundan utanacağım bir adamla çekildiğim pembe resme baktım.tamam hayli zamandır görmediğim ve
gittikçe benden yiten huyunu suyunu unuttuğum biriydi ama o pembe resimle
beraber yeniden canlanabiliyor bazen bazı şeyler bunca zaman sonra.
saatlerce o resme bakıp sigara dumanının
altında kahve içmek istedim ilk anda, sonra sigarayı benim içmediğim geldi
aklıma. işte böyle, son kullanma tarihi geçmiş hadiselerin tekerrürü halinde
saçmalama oranı yüksek oluyor. miadını doldurmuş olayları hatırlamanın yan
etkisidir belki de bu. neyse kahve içme isteğim geçtikten sonraki zamanda da
geçmişimizi düşündüm biraz. ve ardından bu resmin kapanışını eski bir anıyı
hatırlayarak yaptım: sınıfta içinde bulunduğumuz etkinliğe dair fotoğraflara
bakılırken sıra benimkilere geldiğinde en üstte bulunan pembeye boyanmış bu
resimle insanları şaşırtmış ve haliyle fotoğraftaki arkadaşlarıyla ne tür bir
ilişkim olduğunu merak ettirtmiştim. resim bende bazı eskileri uyandırmış olsa
da kafamda oluşan bu etkinin çok sürmeyeceğini de biliyorum. yeni resimlerinde
yeni insanlarla kurulmuş bir hayatı yaşayan birinin resminde gözlemci olarak da
olsa uzun süreli bir yer bulunamayacağını bilecek kadar cümle kurdurmuşluğu var
bana hayatın. neyse efendim bu resmin
ardından gelen pembe resimse hala görüştüğüm ve hatta kimseyle konuşmadıklarımı
konuştuğum biri olmasına rağmen aramızda belli bir yakınlığın bulunmadığı
biriydi. tuhaf bir ilişkimizin olduğunu söylemek pek de tahmin edilemeyecek bir
şey değil çünkü birbirimizin umurunda bile değilken ; birbirimizin, kimsenin
hakkında konuşmak istemeyeceği tuhaf hesaplarını tutuyoruz.bu resim ilkinin
aksine beni gülümsetmeyi becerse de çabuk geçiyorum. ilk resmin aksine daha
birlikte çok resim çekilebileceğimiz hissi uyandırıyor bende bu bey ama pembeye
ne kadar bulanırız onu bilmem. tuhaf gerçekten hayat dedikleri: sen ki
resimlerimi pembeye boyatan adamsın! ve ben tutup pembe resimlerde var olacak
zamanları geçtin iması yapıyorum sana,
yazıklar olsun bana! tabi tabii yazıklar olsun vurun abalıya. neyse ki hiç bir
zaman dört dörtlük iş yaptığımı ima etmedim, evet tamda düşünebileceğiniz gibi
işlerin içine etmede, alengirli iş çevirmede, ortalığı toz duman etmede iyiyim.
ne zaman mı düzelirim, ortalık bir süt liman olsun da (!) bakılır hal
çaresine. ikinci resimdeki arkadaşın da
kulaklarını inceden çınlattıktan sonra gelelim son resme. bu arada pembe resimlerin
ortak bir özelliğini fark ettim yıllar sonra: hepsinde iki kişi var ve biri kız
biri erkek, başka zaman olsa bunla da iyi dalga geçerdim de bu gece on ikiyi
vurmadan ölümcül müzikler dinlemeye gark eden sanrılarım var. hoş, böyle
sıkıntılarım bulunmasa bu saatte yazıyor olmazdım. neyse efendim son resimde de
birbirleriyle alakaları kalmamış ama bir türlü kopamamış iki arkadaşım vardı.
farklı dünyaları aynı renge boyamaya kalkmama, bir gören olsa tonla laf eder
etmesine de ben yapacağımı yapmamla tanınırken adımın hakkını vermekten
vazgeçmem yine de. her insan hata yapar benim hatam o resmi çekmem onlarınki
beraber resim çekilmeleri sonra bir daha yan yana düşmemeleri, ardından
ara ara görüşmeleri ve şu an yine resim
çekilmemeleri... cezayı çeken mi ? bu
sayfanın yazımı için toplanan illegal cemaatin her biri. peki ne mi ceza?
herkes için ayrı ayrı aynı şeyi düşünmüş olmaları ne müstesna: çeşit çeşit tek
kalıp maskeye sarılı suratlar ve indirimden alınmış üstlerimize büyük gelecek
zırhlar içinde kuklaların arasında cehennem kalabalığı arasında yapayalnız boğulmamak
için çırpınmak.bunlar hep havalardan, salgından geçilmiyor ortalık diyeceğim
sen de hak vereceksin. bak ne kolay , ısmarlama hayatlarda üstlerine yıkılan
gökyüzüyle cebelleşen insanların nefes alış verişleri kadar kolay. başka
resimlere bakmadan kapattım en sonunda eski defterleri. değil resim boyamak,
boyalı resimler de harcım değil bu günkü tecrübemden sonra.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
iyi düşün