29 Ocak 2021 Cuma

ucuz

 Elimin gitmediği, aklımın ermediği yetmezmiş gibi bi de kafiyeyle aram iyi. Kafam iyi ki bu tezatları mezatlara ucuza sarıyorum. Kafam iyi ki zaman kitap dinlemeden hala bazı şeylere vakıf, yoksa benle mesele çözmek mesele. Misalen sürümden kazanma meselelerine basacak kadar sakin bi kafam olmadı hiç, ben genel olarak kaybediyorum. Evveli üç sene var, elim kalem yüzü görmedi. bu geçmişten bahsetmeye pabuç dilim yok, laflar kesat. Kelimeyi de seneler evvelden tanıdık gelmiş gibi iyi döndürdüğüme bakma. Ben dik lafları eğik adamlara heba ede ede, türlü ortamlarda kendimi pazarlık masasında göre göre, gemini de demini de aldım söyleneceklerin. Şu saatin ardından bacaklarımı açılı koyarım ki masaya, tüm kartlarım açık olsun dağıtılacak yeri kalmasın ortalığın. Kalemin onca vakit ardından yine keskili, lafın yine kısa tesirli, üslubun ters, mizacın sert, huyun huy değil… Boyun boy boy olmaya da yüzün kirli, suretin çirkin, silüetin avel, kafan havai… Kendime diyeceklerim duyacaklarınız oldukça açık kitap, ağır ceza oluyorum. Lügatını bilen, parmağını gezdiriyor üzerimde, oynuyor benimle. 

Sen beni ne kadar elledin? Dokunuşlarınla neyi kastettin? Duymadığım neler söylemiş olabilirsin de bu meselenin hepten haksız, kökten dincisi benim? Nasıl şerii olabilir komünist/romantik hükümlerim? Ettiğim aşifte laflardan ileri açık olduğum da oldu zamanında, duymadıysan görmediysen ben olamam sebebi. Senin aklın havadadır, başın beladadır, yolun uzağadır, ne mesafede duracağından haberin yoktur. Bilmiyorsundur. Bu kadar tecrübesiz olabilir misin? Anlattıklarımı üstüne almıyorsundur, ama eşek gibi biliyorsundur içinden de. Bu kadar cahil olduğun gerçek. 

Yaşı kemale ermenin miladı bu devir. İsa gibi buhranındayız dönemin. Kafamız karışık, hava soğuk, sayılarla aramız, üçe beşe bakacak halimiz yok. Rahatsızlığından kopamadığımız zevklerin aşina hisleriyle sarılı sarhoş bir suni ruh halinin içinde eşlik ediliyor bu ara bu gibi söylemlere. Bu işin raconlarını hep ben yazdım siz uyurken. Tetikteyken hep sırt üstü yattım. Uyanık geçinen halinize hayret ediyorum, bazen birilerinin evini karıştırırken buluyorum kendimi, yakmaya kıyamadıkları evlerini… Yerle bir edişim seni üzüyor mu? Bire kadar sonsuz bir yol var, üzüntüne ancak belirsizlik referans olabilir. Kimi şahit tuttular, neyi zabıt gösterdiler senin umrunun dahilinde değil. Beni kayıp kutusuna koyduklarında, kimse yokken… Ben boşanalı hayli oldu, bi kaç çocuk aldırdım, babalarını tanımam etmem, yolda görsem ayırt etmem mümkün değil, kim bilir kim… Büyük lafları da iddiaları da sevmem, çözebiliyorsan çöz istersen. 


Bugün için çok kırık, o yüzden kavga ediyorum. Artık asıl meselelere değmeden etraflarında dolanmayı bayaa iyi biliyorum. Kallavi bi üçkağıtçı kalpazan oldum, basıyorum üç kağıt bazen de beş kağıt


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

iyi düşün