17 Mart 2019 Pazar

kalem

kalemi elime aldığım gibi dudağın geliyor gözümün önüne. biçimli dudakların, biçimsiz sakalların, eşit olmayan bıyıkların, arsız saçların, ayarsız hareketlerin, giyinmeyi bilmez halin… kalemi çizim yapmaya elime alıyorum, seni yazasım geliyor. çizmeyi denemedim hiç, eskisi gibi çizecek hale gelmeden cesaretim yok sana. kalemi o elime alışlarım yok mu ah, elini tutar gibi oluyorum. dünyayı senle terk etmeye cesaretim varken sen elimi tutmuyorsun, karşıdan karşıya yalnız geçiyorum. kalemin ucunu dik bir şekilde masaya vuruyorum. adam bir kalem sana ne kadar benzer? eksiği gediği bu kadar güzel olur mu bir insanın? ben pervane miyim, divane miyim? sana bu kadar kesik olmam beni kestirip atmandan mı? sana bu kadar yanık olmam beni alev alev yakmandan mı? sana şiir yazamamam bana etmediğin laflardan mı?
sen nasıl başkasına beyaz hissedersin diye öfkelenemiyorum. ben öfkelenemiyorum! öfkeden ibaret olan ben… ben sana o kadar sakin bir kadınım ki, öyle sütlimanım ki. ben dümdüz yürüdüğüm yollarda kayboluyorum. ben içten içe eriyorum. ben ele geçirildim. ben kendimi tanıyamıyorum, seni hiç tanımıyorum. ankara dik bir yokuş sen daha yokuşsun. sen yolun sonusun. senden daha dik yol mu var? senden daha dik kafa mı var? senden sor soru mu var? senden beter acı mı var? sen koluma çizdikleri artısın be adam, senin köprücük kemiğinde kimin adı var?
benim izmir’ime benzeyen sen, kime izmir’sin? beni bozkırın ortasında daha ne kadar bozkıra sokabilirsin? sen yazmayı iyi bilirsin, böyle yazıların nasıl yazıldığını nasıl bilmezsin? adam senin vicdanın yok mu? beyaz hikayen bitmiş işte, benle kirlenmek bu kadar zor mu? bir gün sana öfkelendiğimde nasıl baş edeceksin benle? ben şehrine yıkım olurum, ağzına kan olurum, ben en büyük pişmanlığın olurum. benle ters düşen kimse karşıma çıkmaya cesaret edemedi, sen şehri bile terk edersin. ben arkada kalan olmak istemiyorum.
tehdit ediyorum sanacaksın, keşke öyle olsa. olacak olanı söylüyorum. sen ikimizin de sonu olacaksın adam. ben sana takılıp düştüğümden beri kalkamadım. o sarhoşluktan beri ayılamadım. talan edilmiş cephemden ayrılamadım. ben çeyrek asrın göçebesi, ben kendime gömülecek toprak buldum. ufak ufak kazıyorum, dayanamayacak kadar mahvolunca sana yazıyorum.
beni okumayı bıraktığını biliyorum. sen bilirsin, şunu da bil aramayacağım. hele şunu iyi bil karşına çıkmayacağım. benim sana ne zaman bir vaadim oldu, bu gün olsun. ben senin kötü bildiğin ne varsa oyum, düşmek istemediğin batağım… batacaksın. beni paşa paşa arayacaksın. o gün beni bulamayacağını bilmekten bütün derdim kaydım. sende denizi bulduğum gündeki gibi şaşırt beni en büyük kaybım. şaşırt ki kaybıma değsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

iyi düşün