9 Nisan 2018 Pazartesi

göz ağrısı

sen bana çok görüyorsun. yaptığım yeter de artar diyorsun aklınca. hakkın var. etrafımda beni hor kullanan çok adam var, sen onları tanımasan da eserleriyle muhatapsın. sadece sen değil, kim baksa ne kadar vuruk kırık olduğumu görerek çıkarımda bulunabilir. davrandığın kadarı yeter sanıyorsun, yetmeli de. ama yetmiyor işte. ben yazabileceğim elli adamı elimin tersiyle neden ittiğimi bilmezken, ben hiç bir yere sığamaz, en ben olanlara ömrüm boyu sığınamazken, kimseye el açamaz, kimseden medet umamazken yaptığın yetmez. hatta bu yaptığın olmaz.
farkın var gibi geldi bana, olmasın isterse. hatta olmasın olmasın. bana kalırsa ben daha büyük bir dertten senin derdine yandım, sen işin bahanesisin. ama hazır sen denk gelmişken, bi zahmet es kaza zekice davranıp uyanıklık etseydin. yağmurdan kaçarken tutulduğum dolu olmaktan ileri gitseydin, ikimizi de ihya ederdin. oysa sen ankara’nın varoşundan gelme, korkan bir oğlan çocuğu olmaktan öte gidemedin. ki o varoş bile değil senin yerin. bu laflarıma karşılık bana hangi yandan atak yapacağını iyi biliyorum adam, yapma. ben taşralı bile değilim. bende toprağa salacak kök yok, yaprağım toz bulut. ben her yere oldu bitti göçebeyim, sen buna laf edecek kimsin?
kavga ediyorum ya şu an senle, klavyede. kendi ağzımın üstüne üstüne vurmak ne müptelalık, tahmin dahi etme. rahatsızlık veren eserler yazarıydım bir zaman. en çok kendimi sevmediğimden olacak, en çok kendimi rahatsız ediyorum artık. okuması benim için bile zor bu cümleler. gözlerimde alerjiden mi, yorgunluktan mı bilmediğim incinmeler… gözlerim yaşarıyor, parmak uçlarım kanıyor, sağım solum yara bere.
daha yazmayacağım baş ağrım. senin merhametine kalmadım. beni kimler kimler yola sokamadı, sen mi adam edeceksin? denersen göreceksin ki bana gem vurulmaz. ama neyse ki sende o göt yok.

sevgili okuyucu uykum var, yazdıklarımı siktiredin ondan. hep yorgunluktan olan
başlık da şeyden, gözüm bir anda çok ağrımaya başladı
lık da şeyden, gözüm bir anda çok ağrımaya

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

iyi düşün