19 Kasım 2016 Cumartesi

kara gün


sakinleşmeden bir şeyler yazacak olsaydım gerçekten ağzımı bozacaktım ve bunu beni bilenler iyi bilir. nefretim bitmedi akşam boyunca, bi uyku hapı salladım bende ve uyku sersemi bir halde yazıyorum şu an. dün Türkiye'de yaşamak istemediğime kesin olarak karar verdim ama nereye gidersem gideyim hiç bi şeyin düzelmeyeceği de ortada. kaçmayacak, savaşacak insanlar lazım ama sistem inanılmaz bir manipülatör. bir uğraş verdiğini sanan insanların, labirentte olduğunu görmek acıtıyor.
ne anlatmaya mı çalışıyorum? şimdi bi hayal kurmanızı istiyorum. kızım seni almışlar, bağlamışlar... vuruyorlar bir yandan çırpındıkça. seni zorla öpüyorlar, salyalarını akıtıyorlar ve bu yüzüne akıyor. vücudunu,  vücuduna bastırıyor baban yaşındaki bir adam. kokan nefesi teninde hatta ağzının içinde, ter kokusu senin vücuduna bulaşmış halde. belki kas koordinasyonunu anlık bozan bi ilaç verdiler, o bunları yaparken hareket edemiyorsun bile. sana bakarkenki hastalıklı halini dehşetle izlemekten başka bir şey yapamıyorsun. seni soyuyor sonra... göğsüne bacaklarına dokunulduğunu düşün. ama gerçekten hisset bunu; üstünde hızlı hızlı nefes alan, senin ondan kaçamayacağın kadar güçlü olan biri var ve az sonra onunla göz yaşları eşliğinde tek vücut olacaksın. o an zorlanmakta olan vücudunun nasıl acıyacağını düşün, nasıl yalvarmaya çalıştığını ama canının acısından konuşamadığını...
şimdi sen düşün oğlum, ayakların yere değer halde yüz üstü bir masaya yatırmışlar seni. arkanda ayakta bir adam var. kalçalarına dokunuyor. bu dokunuşun seni ne kadar rahatsız ettiğini hisset. seni de bağlamışlar yada belki o kadar dövmüşler ki kıpırdayamıyorsun. iyi düşün, bi göğüs kafesi kemiğinin kırılacağı kadar dayak yediğini düşün. pantolonunu çıkarıyorlar sonra... adam senin vüduduna giriyor, vücudunu senden ayırmadan arkasında bulunan koltuğa oturuyor, haliyle sen de onun kucağına oturuyorsun. elinde boynuna dayadığı bi bıçak var belki ve sen ölmemek için tahammül ediyorsun buna. bi erkek olarak seni nasıl incittiklerini, kendini ne kadar kötü hissettiğini düşün. bu arada senin canın bir kadından daha çok acıyor olmalı, çünkü fizyolojin vücuduna girilmesi amacı güdülmeden tasarlanmış. bu sadece bir tahmin gerçi, ruhani boyuttaki acılarınızaysa sözüm yok. herkesin acısı kendine...
efendi gibi anlattığım bu durumlara "tecavüz" adı verilir. eğer okumakta zorlandıysanız bi de liseye ilk geldiğiniz günü düşünün, ne kadar çocuk olduğunuzu, masumiyetinizi... 15 yaşınızı evet. siz şu an için bir hayal kurdunuz ama bi de o yaşı düşünün, hala çizgi film izliyor olduğunuzu, akşam babanızla satranç oynarken mızıkçılık yaptığınızı, yatağınızı hala kendinizin toplamadığını... belki daha yeni regl olmuş ile olabilirsiniz, annenizin sizi rahatlattığı o zamanları düşünün.  9 yaşınıza ya da 5 yaşınıza da inelim mi? kalsın, kalsın ki konuşacaklarıma odaklanacak dirayetiniz olsun. ama size az önce tecavüz edildi, bizzat ettim; bunu unutmadan okumaya devam edin.
seneler sonra evlendiniz mesela. o ilk geceyi düşünün kız ve erkek arkadaşlarım. göz yaşlarına boğulacağınız  o anları... eşinizin size sarılıp anlayışla "geçti" dediğini, "ben varım" dediğini.. şimdi de o eşin tecavüzcünüz olduğunu hayal edin. az önce size sarılan o şefkati kolların kamçı gibi diken gibi geldiğini, ondan sıyrılıp kaçtığınızı... ne kadar mı kaçtınız? ben mimarım, standart yatak odaları genelde 10 metrekareyi aşmaz. yani en fazla üç buçuk metre kaçıp elbise dolabına çarptınız. sahi, kaç gece sürecek kaçışınız?
müptelası olduğum bir yazar, piskotik bir metninde "...ruhlarınız profesyonel bir tecavüze uğramıştır artık.." diyor. tecavüz; bir kaç (!) beden aracılığıyla ruhlara, toplumlara edildi harbiden de. yapılan bu, algı operasyonu minvalinde durumlar söz konusu. tecavüzlere alıştırdılar %95 i müslüman olan toplumu.. bunu dedim çünkü tecavüz günah diye biliyorum.
bazı yerlerde "size yapıldığını düşünün, çocuğunuza, eşinize, annenize..." gibi uzayan laflar işittim. ben tecavüze uğramış biri değilim ve bunu daha önce düşünmemiştim, gerek de görmemiştim. çünkü eğer başıma gelme olasılığı yoksa üzülmeyecek miyim sanki? tanımadığım biri tecavüze uğrayınca "bana ne?" mi diyeceğim? ha yakınım, ha uzağım; insan insandır benim sözlüğümde. ama sonradan fark ettim ki siz tam da o empati laflarının edildiği kişilersiniz. duyarlı olabilmeniz için başınıza gelmesi gerekiyor. acı çekmeden anlayamazsınız.
bu arada sonra "tecavüz uğrasam ne yaparım?" diye sordum kendime. yanıt çok hızlı geldi, sizi bilmem de ben intihar ederim. kesinlikle yaparım bunu, çünkü güçlü ve iradeli bir insan da olsam kendi sınırlarımı biliyorum ve bu benim aşamayacağım bir durum. bazılarınız "iyi de farklı karakter de insanlar var üstesinden gelinir" falan diyecek belki; kötü niyet gütmeden, sadece pisikolojiye hakim olmanın bilimsel verileri ve kaygısıyla. sosyolojik olarak cevaplıyorum bende, ne kadar farklı olsan da - ki mesela ben anormalin önde gideniyim- toplumsal ortak paydalar var ve bu döngüden kaçamıyorsun. hadi itiraf edelim, insan sosyal bir canlı (kendi insanlarını bulamamaktan ötürü yalnızlığı seçen insanlar şu an konu dışında) ve belli şeylerin yaratabileceği psikotravmaların izlerinin silinmeyeceği muhakkak. bu güçsüz olmak değil insan olmaktan kaynaklı.
demişler ki kimse isteği olmadan evlenmeyecek, en şahane küfürlerimi arzınıza sunarım. ailelerin çocuklarını zorla evlendirmesi meselesini çözmediğiniz gibi meşrulaştırıyor olmayı böyle paketleyemezsiniz. 17 yaşında muhatap alıp bankamatik kartı bile şahsı adına verilmiyor çocuklara, tutmuş evlensin mi diyorsunuz? aile baskısı, devlet izni ve kendi rızası adı altında?? bi siktirin gidin.
Şimdiki aklım olsa iktisat okur, insanların eşitliği için çabalardım diyorum bazen; bazen de şu yeni yasa türevinde haber duyup, herkesten her şeyden nefret ediyorum. ama işte çelik gibi sinirleri olmalı insanın... afrikadaki kadın sünnetlerine, kerkük'te yaşananlara, çinlilerin uygurlara yaptıklarına, çeçen dirinişçilere yapılanlara, kırım tatarlarının haline, afrikadaki insanarın açlıktan ölmesine... bunların hepsine dur deme gayretine sahip olacak insan ama dediğim gibi sistem müthiş bir manipülatör ve hep kasa kazanır.

sonuçlandırmam gerekirse, tecavüz ağır bir şey. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

iyi düşün