30 Temmuz 2022 Cumartesi
Gülüm
Sen beni gözünden sakınarak sevdin, sana söz veriyorum daha azına bir daha tamam demem. Artık geceleri beni üzme. Söz veriyorum ben de daha az üzüleceğim, en azından deneyeceğim.
29 Temmuz 2022 Cuma
Söylenecek söz
Söylenmelidir. Çünkü duyulmaya layıktır aslında. Bir anı var aklımda. Kocaman salonumuzda annemin yemeği getirdiğine dair bir anı. Ona rağmen şu an yalnız. Hayat böyledir, şu an olduğu gibi yapayalnız koyar adamı.
Böyle bir anısı olmayan biri tüm hayatı bunda arayabilir. Öyle bir dünyanın olmadığını bilir, yine de olan derdi buna gizler. Kendinden kaçmak nereye kadar mümkün olabilir? İnsan yakalanır kendine.
Her kimin kimle ne savaşı varsa benden öte. Ben bu dünyadan bıktım usandım. Bi özlem içindeyim, bir ihanet içindeydim. Hayatım benim sen neden beni bırakıp gittin? Sen beni çok severdin, neden burda değilsin? Sana anlatmamam gereken çok şey oldu
28 Temmuz 2022 Perşembe
Gülüm
Bir sorunum olduğunda anlatmayı sevmem. O bunu bilirdi. Bir sorunum olduğunda onu kolay kolay aramayacağımı da bilirdi. Eğer sorun onu arayacak kadar derinse, benim sıkıntımı bir şekilde anlardı. Sormazdı, havadan sudan konuşurduk. Ben hep anlatacak farklı hikayeler bulurdum, o dinlerdi.
Hiç göğsünde ağlamadım, senin göğsünde ağlamaya ihtiyacım var. Beni sarıp geçti demen gerek. Düşündükçe toprağını kazıp seni çıkarmak istiyorum. Ve ben seni görmeye dahi gelemedim, hem de ne için
25 Temmuz 2022 Pazartesi
Bitik
Ayaklar tutmuyor, fiyakalı kıyafetler emanet duruyor, kokumuz bir şekilde pis. Birini bozmak istemeyegöreyim, bozarım. Senden beter yaparım bunu, ortalığın amına ben de koyarım. Peki savaş mı istiyorum, hayır. Barış bile istemiyorum artık, beni eskiden okuyanlar görse "Senin dilin ne söylüyor?" derler. Kusura bakma Barış.
Moralim bozuk, midem kadar değil. Zamansız kusuyorum, midem almıyor olanları. Şu geldiğimiz güne inanamıyorum. "Geçen seneki halime selam vermezdin." demiştin, bu seneki haline de selam vermiyorum. Öyle bir haldesin.
Ben baktığın zaman Allah'ıma kavuşmaya çalışıyorum gibi görünüyor. Allah'ımın da beni sevmediğine eminim. Ondan bana eziyeti onun da: bu inanmışlığımdan. Çünkü Müslüm kul dua etmeli, ben zamanında ettim, senin için bile.
Seni geçmişte bırakıyorum. Sırlarımı duyarsam, sırlarını duyarsın. Ben senin cenazene gelirim, başına da bir zeytin dikerim, biliyorum dikenin olmaz. Bense vasiyet edeceğim: Evvel ben ölürsem seni cenazeme almasınlar. Sen kaybetmeyi bilmiyorsun. Yaşarken kıymet bilmediysen, ben ölünce vicdanın kara kalsın.
İster öl, ister ölme; her kimle, her nasılsa, her nasıl oluyorsa, her ne halin varsa
Davamız bitmiştir
Asi
Asiydin, o yüzden gidiyorsun dedi. Asiydim, vahşi bir kısrak gibi şahlanmıştım. Gözlerim öfke doluydu. Nefretim gözümü kör etmişti. Sadece bana yapılan adaletsizliği görüyordum. İstek başımı döndürüyor, suskunluk boğazımı sıkıyordu.
Ne yapsalar 19'a dönemiyorum, babamı da onu da geri getiremiyorum. Zaman götürür adam, sen cahilsin. Zaman herkese bir zeytin ağacı verir, sen hiçbir şey bilmiyorsun. Sen beni kaldıramadıkça ben zayıfladım, sen ağırlaştın. Çok ağırdı, ben de o kadarını kaldıramam kusura bakma. Evde aslan olduğunu hep unuttun, göz ardı ettin. Parçalarım, işte böyle yaparım, uyku bırakmam adamda. Ne sende ne kendimde.
Yaprak döktüm, Allah var yaprak açmam da çok yeniydi. Soğuk vurmuş erguvan gibi yaralıyım. Zamansız açan çiçeği böyle döker ayaz. Çıplak bırakır. Ben mahvoldum her yanımdan. Sızıdan acıdan duramıyorum.
Hep yok olmak isterdim, var olmamış olmayı dilettin. Kendi kendine koyduğun engeller hep bana engel oldu. Ve sen o kadar korkaksın ki konuşmama müsaade etmiyorsun. Bağırmamı kaldıramıyorsun. Beni kaldıramadıkça kırdın, ve işte şimdi böyle de kaybettin.
17 Temmuz 2022 Pazar
Eziyetti de, sonuna kadar getiremedim
Eziyet bir his ki, daha tahammül edilmez olanını ben bilmiyorum. Beni sabahın beşinde uykundan eden his eziyet. Seni geceleri yatırmayan his de. Bedenimin acı içinde oluşu da yine bir eziyet de, kırık kabuğumun içindeki kaplumbağa bedenimin yaşadığı acıyı gör bir de. Sızıdan duramıyorum tüm kaslarımda hissediyorum.
Düşündükçe buluyorum, bir zamanlar söylediğim güzel sözler içine işlerken, sonrakiler eziyet olmuş. Biz mutluyduk, ne ara her şey eziyete dönüştü? Ben niye parça parça edilmiş bir torba et gibi hissediyorum? Bütün kimyam değişti, beni duygusal bir kadın yaptı şu kısacık süreç. Bunun için mi gelişti her şey? Evren bana haddimi bildirmek mi istedi?
Evvelde sorunlarım vardı, mutsuzdum, yaşamaya isteğim yoktu. Dünya yansa umrumda olmadığından ne eyvallahım vardı ne bir güzel sözüm. Herkese karşı nefret ve umursamazlık arasında gidip gelen hislerim vardı.
Şu an en basit insana bile alınıyorum, özellikle onun saçmalığını sen desteklediğinde. Neyse ya sikerler, gerçekten uzun uzun yazamayacağım. Yazmayı bile eziyet haline getiriyorsun.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)