27 Ocak 2025 Pazartesi

İçimden gelen çok şey var da... Uzun uzun yazmam gereken... Hevesim yok

5 Ocak 2025 Pazar

Ben benim. Ama eskisi gibi güçlü değilim. Hayatımda hiç olmadığım kadar narin hissediyorum. Bu hisle nasıl başa çıkılır bilmiyorum. Kırılmaktan korkuyorum, kuyruğum dik ama korkum derin. Ben 30 senenin yalnızıyım, o koymuyor da, 

İlk kez çok güçsüzüm

28 Aralık 2024 Cumartesi

Sen bir denizdin, sen bir suydun. Herkes üstüne alınabilir, en çok benim üstümde güzel dururdun. Sen benimdin, gel desem gelirdin. 

Sen bendin, ben kendim. Ben olduğum için özür dilerim. Sen olsaydın diletmezdin. Hep kalemim olmak istedin, artık kalemsin. 

30 Ağustos 2024 Cuma

Yorumsuz

İkimizin de keyfi yerindeydi, ikimiz de biraz huzura ermiştik. İkimiz de biraz nefes alma boşluğu bulmuştuk. İkimizin de acısı biraz olsun dinmişti. 

Sen gerçek bir davarsın. Bu kadar zincirleme hata yapmanın, onarılır yerden koparmanın başka izahı yok. Beni de seni de ortada koydun, kına yak şimdi. Aferin çok güzel oldu, böyle devam et. 

11 Ağustos 2024 Pazar

Haklıyım

Haklı olmak istemiyorum. Kavga etmek istemiyorum. Basit oyunlar oynamak için çok yorgunum. Sana ne derdimi dedim ne kederimi. Öfkemi senden hep gizledim. Ama o öfkenin sebebi sensen beni bu duyguyla yalnız bırakmana müsaade etmem. Ne gelecek istedim ne bi şey. Bugünü bana veremeyen adamla ne işim var? 

Seni bir ay bekledikten sonra senin milletle dışarıda ne işin var? Telefonunu açmadıysam nerdesin, neden kapımda değilsin? Bir erkeğin yalnız yaşayan bir kadını engellemesi ne demek? 

Nerde? Hiroşima mı Nagasaki mi? İstanbul mu? Hangi uyrukla aldattın beni? Hem suçlusun hem güçlüsün. Defalarca uyarmama rağmen beni kendisiyle baş başa bıraktığın öfke beni boğuyor. Sen de boğul. 

Ben çok yorgundum zaten, yorgunluğuma yorgunluk ekleyemem. Git kendine hiçe sayabileceğin başka birini bul. Seni ben terk etmedim, sen böyle olsun istedin. Umarım dengemi bozduğuna değmiştir

31 Ocak 2024 Çarşamba

Sevgili

Seni çok özledim güzelim benim, kimseye demediğim yerlerde çok özledim. Senden sonra laf bitti, söz bitti. Ben kirlendim, dünya kirlendi. Şimdi mezardan kalksan ilk bana gelirsin biliyorum. Sen beni hiç kırmadın, hiç üzmedin. Hiç incitmeden sevdin beni.


Üstünü yemyeşil yapraklarla örtmüşler gördüm. Beni düşünüp, “ne güzel bir uyku” dersin sen. “Bak naz yapmaya ne gerek var” dersin, sonra “Asma suratını naz yapmadığını biliyorum” diye eklersin. Biz bir bütünden fazlaydık, birbirimizin her lafını bilirdik. Senle yaşadığım her şeyin benle mühürlü olmasını hâlâ idrak edemiyorum. Ben de yitince bitecek mi her şey. 


Sen o kadar temizdin ki, o kadar beyazdın ki. O kadar buraya ait değildin ki. Kıymetini bilememişlik hissini aşamıyorum. Yaptıklarıma hatalarıma bakma, sen onları da affedersin biliyorum. Seni çok özledim Onur. 

1 Ocak 2024 Pazartesi

29

10 senedir kaçıyorum yaş almaktan, 10 senedir koruyorum bundan. Hatta son bi iki senedir yazmıyordum sanırım. 

29 oldum, çok kötü günler gördüm, çok kötü doğum günleri... Hiç bu kadar yapayalnız olduğum bir sene daha olmadı, hiç bu kadar çaresiz olduğum bir sene daha olmadı. 

Sokak çocuğu gibiyim, çok üzgünüm baba

15 Şubat 2023 Çarşamba

hürriyet

buraya uğruyorlar, buraya bile uğruyorlar. paşa paşa siktirip gideceksiniz anlatabiliyor muyum? kestiğim saçlarım yine uzadı, renkleri açık. duşa girmek için karşı konulamaz bir istek içindeyim. yine de koyarım karşı, herkes bilir. su bedenimi delip geçti senelerce Allah var. sıcak suyun ilk teması canımı yakardı, gözümden yaş gelirdi. sıcak su bir kere bedenini okşayınca yılların acısını unutuyor insan. su tenine değsin, yaralarını sarsın istiyor.

oysa ben bir kontrol kalemiyken, kesici ve delici olmanın büyüsüne kaptırdım kendimi. nereden yaralayacağımı çok iyi biliyorum senin nereden yaralayacağını bildiğin gibi. benim inanmadığım mutlak sonlar ötesinde bir mutlak son bu. seninki gibi bir kaybedişe dair az buçuk idrakım olsa göz kırpmaksızın kendimi vururdum. nerde sende o göt? sen anca karşındakine kendini acındırmak için türlü kalpazanlık peşindesin. namusun ve şeklini alamayacağın namussuzluk yok. sarı ceket, sarı pantolon ve pembe kravatlı bir adamsın sen, sadece kartvizitin eksik. ağızlar dolusu bir orospu çocuğusun. nefesim kesilene dek sana küfürler etsem boş, iste bir karaktere sahip olmamak seni bu kadar bağımsız yapıyor her küfürden. kutla özgürlüğünü

tırnağımı kesip atmayacağım insanlar, uydurma hastalıklar, menfaat uğruna yenen onca bok, ırzı bozuk aşağılık bir sahtekarlık, dolandırıcılık ve düzenbazlık, yüz kızarmadan söylenen yalanlar, kusurlarını kapatmak için özellikle yapılan onca yüz kızartıcı davranış, onlarca dümen, onlarca pislik, bildiğimi bile bilediğin midemi ağzıma getiren onca korkunç şey ve yaptığın o şeyler... 

ibreti alem için seni öldürsem yüreğimde bir habbe ferah yer açılmaz. öldüğün gün mezarına işemeye bile gelmeyeceğim, senin pis etin sağken üstüne işedim ben. 

31 Aralık 2022 Cumartesi

11 ay oldu. Saçlarım omzuna değse ben de heyecanlanırdım. Çocuktum, küçüktüm, hiçbir şey bilmiyordum. O kadar şey oldu ki senden sonra. Bilme hiç

12 Aralık 2022 Pazartesi

10 Ağustos 2022 Çarşamba

30 Temmuz 2022 Cumartesi

Gülüm

Sen beni gözünden sakınarak sevdin, sana söz veriyorum daha azına bir daha tamam demem. Artık geceleri beni üzme. Söz veriyorum ben de daha az üzüleceğim, en azından deneyeceğim. 

29 Temmuz 2022 Cuma

Söylenecek söz

Söylenmelidir. Çünkü duyulmaya layıktır aslında. Bir anı var aklımda. Kocaman salonumuzda annemin yemeği getirdiğine dair bir anı. Ona rağmen şu an yalnız. Hayat böyledir, şu an olduğu gibi yapayalnız koyar adamı.

Böyle bir anısı olmayan biri tüm hayatı bunda arayabilir. Öyle bir dünyanın olmadığını bilir, yine de olan derdi buna gizler. Kendinden kaçmak nereye kadar mümkün olabilir? İnsan yakalanır kendine. 

Her kimin kimle ne savaşı varsa benden öte. Ben bu dünyadan bıktım usandım. Bi özlem içindeyim, bir ihanet içindeydim. Hayatım benim sen neden beni bırakıp gittin? Sen beni çok severdin, neden burda değilsin? Sana anlatmamam gereken çok şey oldu

28 Temmuz 2022 Perşembe

Gülüm

Bir sorunum olduğunda anlatmayı sevmem. O bunu bilirdi. Bir sorunum olduğunda onu kolay kolay aramayacağımı da bilirdi. Eğer sorun onu arayacak kadar derinse, benim sıkıntımı bir şekilde anlardı. Sormazdı, havadan sudan konuşurduk. Ben hep anlatacak farklı hikayeler bulurdum, o dinlerdi. 

Hiç göğsünde ağlamadım, senin göğsünde ağlamaya ihtiyacım var. Beni sarıp geçti demen gerek. Düşündükçe toprağını kazıp seni çıkarmak istiyorum. Ve ben seni görmeye dahi gelemedim, hem de ne için

25 Temmuz 2022 Pazartesi

Bitik

Ayaklar tutmuyor, fiyakalı kıyafetler emanet duruyor, kokumuz bir şekilde pis. Birini bozmak istemeyegöreyim, bozarım. Senden beter yaparım bunu, ortalığın amına ben de koyarım. Peki savaş mı istiyorum, hayır. Barış bile istemiyorum artık, beni eskiden okuyanlar görse "Senin dilin ne söylüyor?" derler. Kusura bakma Barış. 

Moralim bozuk, midem kadar değil. Zamansız kusuyorum, midem almıyor olanları. Şu geldiğimiz güne inanamıyorum. "Geçen seneki halime selam vermezdin." demiştin, bu seneki haline de selam vermiyorum.  Öyle bir haldesin. 

Ben baktığın zaman Allah'ıma kavuşmaya çalışıyorum gibi görünüyor. Allah'ımın da beni sevmediğine eminim. Ondan bana eziyeti onun da: bu inanmışlığımdan. Çünkü Müslüm kul dua etmeli, ben zamanında ettim, senin için bile. 

Seni geçmişte bırakıyorum. Sırlarımı duyarsam, sırlarını duyarsın. Ben senin cenazene gelirim, başına da bir zeytin dikerim, biliyorum dikenin olmaz. Bense vasiyet edeceğim: Evvel ben ölürsem seni cenazeme almasınlar. Sen kaybetmeyi bilmiyorsun. Yaşarken kıymet bilmediysen, ben ölünce vicdanın kara kalsın.  

İster öl, ister ölme; her kimle, her nasılsa, her nasıl oluyorsa, her ne halin varsa

Davamız bitmiştir 

Asi

Asiydin, o yüzden gidiyorsun dedi. Asiydim, vahşi bir kısrak gibi şahlanmıştım. Gözlerim öfke doluydu. Nefretim gözümü kör etmişti. Sadece bana yapılan adaletsizliği görüyordum. İstek başımı döndürüyor, suskunluk boğazımı sıkıyordu.

Ne yapsalar 19'a dönemiyorum, babamı da onu da geri getiremiyorum. Zaman götürür adam, sen cahilsin. Zaman herkese bir zeytin ağacı verir, sen hiçbir şey bilmiyorsun. Sen beni kaldıramadıkça ben zayıfladım, sen ağırlaştın. Çok ağırdı, ben de o kadarını kaldıramam kusura bakma. Evde aslan olduğunu hep unuttun, göz ardı ettin. Parçalarım, işte böyle yaparım, uyku bırakmam adamda. Ne sende ne kendimde.

Yaprak döktüm, Allah var yaprak açmam da çok yeniydi. Soğuk vurmuş erguvan gibi yaralıyım. Zamansız açan çiçeği böyle döker ayaz. Çıplak bırakır. Ben mahvoldum her yanımdan. Sızıdan acıdan duramıyorum. 

Hep yok olmak isterdim, var olmamış olmayı dilettin. Kendi kendine koyduğun engeller hep bana engel oldu. Ve sen o kadar korkaksın ki konuşmama müsaade etmiyorsun. Bağırmamı kaldıramıyorsun. Beni kaldıramadıkça kırdın, ve işte şimdi böyle de kaybettin. 

17 Temmuz 2022 Pazar

Eziyetti de, sonuna kadar getiremedim

Eziyet bir his ki, daha tahammül edilmez olanını ben bilmiyorum. Beni sabahın beşinde uykundan eden his eziyet. Seni geceleri yatırmayan his de. Bedenimin acı içinde oluşu da yine bir eziyet de, kırık kabuğumun içindeki kaplumbağa bedenimin yaşadığı acıyı gör bir de. Sızıdan duramıyorum tüm kaslarımda hissediyorum.

Düşündükçe buluyorum, bir zamanlar söylediğim güzel sözler içine işlerken, sonrakiler eziyet olmuş. Biz mutluyduk, ne ara her şey eziyete dönüştü? Ben niye parça parça edilmiş bir torba et gibi hissediyorum? Bütün kimyam değişti, beni duygusal bir kadın yaptı şu kısacık süreç. Bunun için mi gelişti her şey? Evren bana haddimi bildirmek mi istedi?

Evvelde sorunlarım vardı, mutsuzdum, yaşamaya isteğim yoktu. Dünya yansa umrumda olmadığından ne eyvallahım vardı ne bir güzel sözüm. Herkese karşı nefret ve umursamazlık arasında gidip gelen hislerim vardı. 

Şu an en basit insana bile alınıyorum, özellikle onun saçmalığını sen desteklediğinde. Neyse ya sikerler, gerçekten uzun uzun yazamayacağım. Yazmayı bile eziyet haline getiriyorsun. 

Kusur

Kökten yaprağa yürüyen öz suyu gibi usul usul mu severiz birini? Coşkun bir nehir gibi akar mıyız içine? Bir duygu içinde kımıl kımıl, yerinden zorlayıp, insanın kapısını çaldıran… O kapıya nasıl dayanılır? Peki bu ayrılığa?


Birinin etrafında döndüren nedir bizi? Bir insanın en güzel yeri neresidir? En güzel kokan yeri bellidir, boynudur. Bir nefes alana karada ölüm yoktur. O mavidir, boğar. Yine de suya uzandırır, sonsuz bir gökyüzü gibi üstünde uzanır; nazı niyazı bitmez, usandırır. Bazen coşkun hallerinle dalga geçer, utandırır. Bazen içinde hiç bilmediğin bir yerde bir duygu uyandırır. Anlarsın ki en güzel yeri gözleridir, en çok da kalbi gözlerinden görünürkenki halidir. 


Öfkesi bir tufan, öfkesi bir toz duman. Öfkesi ki bin öfke de, ne çare? Baskın bassa bile yenişemez seninle. Savaşmak istemek, dövüşmek istemek, sevişmek istemek… Hepsi iç içe, hepsi kan revan içinde. Canını en çok o yakar, yumuşak karnını bilir. Sana mutlu ol der, çekemez onsuz gülen yüzünü. Onsuz yapama ister, onsuz yapamazsın, onla yapmana da müsade etmez, sarpa sararsın. 


Ateşlidir, rehavete kapılırsın. Başına vurur, yatamazsın sıcağından. Alev alev kavrulursun, bütün bedeninde hissedersin. Dokunuşunu arar bedenin, elinin ucuyla dokunsa bitersin. Kararır dünyan, kapanır gözlerin, sesler uğultu olur… Gözlerini açınca o yoktur, dokunur. İçin ona olan sevgiden, ona olan öfkenden bulanır. Ne yapacağını bilemezsin. Neden diye düşünür bulamazsın.


Konuşmak bir lütuftur, farkına varın bayım. Hayatının son bir buçuk senesini konuşamadan geçiren bir adam tanıdım. Bazen bazı huylarınızı ister istemez ona benzetiyorum, bunlar iyi huylarla sınırlı kalsın istiyorum. Yine de insan düşünüyor, iyi olanı? İyi olanın ne olduğunu? Kavramlar çok karışık. Aynı anda hem çok iyi hem çok kötü olunur mu?


Kusurlarını neden severiz bir insanın? Neden en çok bizi sevene zarar veririz? Neden konuşmayız? Neden başka bedenler? Nedenleri mantıklı bulmazsak ne olacak? Kavga ne için? Ben Ali'nin en çok kavgayı benle edip, ona kıyamamasını özledim. Bazen sevgi bu kadar basitmiş demek.


Kusursuzu anlatışlarım vardı benim, hayran hayran. Kusurlarında da kaybolunuyormuş insanın. Göz görmüyor, akıl almıyormuş sevince. Bütün tersliğini atlatıyormuş insanın içi. İnsan birini isteyince her şeyiyle istiyormuş, can çekişirken bile kıyamıyormuş. Yazık oluyormuş insana severken. 


Yapamadığım çok şey var. Yetemediğim… Kusuru kendimde buluyorum, kahroluyorum. Bir yandan da bazı akşamları o kadar mahvetmiş bir adam kahrolsun diyorum. 


Rahat uykun yok biliyorum. Benim de yok. O gelip "Ben seni gözümden sakınarak sevdim, daha azına tamam deme." diyor. Ben dünyayı inceden yeşil bir tonda görüyorum, başıma bir zeytin dik. 


Çünkü ölmezsem seni öldüreceğim içimde. Bir sürü adam dolanıyor peşimde. Onlardan birine yüz verecek olmak ağrıma gidiyor. Benim zaten içim bir mezarlık, ben seni gömmek istemiyorum. Sen ölme, yaşa ki benim için; ben cümle alemi toprağa vereyim. 


Çok romantik bir metin olmalıydı bu, sen yine ilk seferleri mahvettin

23 Mart 2022 Çarşamba

 her kime etsem ahı, üstüne alınmıyor erbabı. önceden beri hep bilmeyeni üstüne alınırdı, ilgisi olmayanı. içimde bir tayfun bu kopan. kendi sesim acı yüklü bir şarkıyı bağırır gibi içime. ve her kime edecek olsam bunla ilgili herhangi bir kelime, cevap "bana ne?" içimi dökmek benim neyime? içime dökülüyor sanki toprağa değen, o aşina kokuyu vermeyen yağmurlar. kendime kilometrelerce uzak gibiyim